Blog grid view

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu

stressed senior man with shoulder pain blue backdrop 23 2148032366 Rotator Cuff (Manşet) Sendromu

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Nedir?

Rotator Cuff ya da halk arasında bilinen adıyla Rotator Manşet Sendromu, omuzdaki Rotator Manşet denilen yapının yaralanması ya da yırtılması ile oluşan tabloya denilir. Peki nedir bu Rotator Manşet ?

Rotator Manşet, yani Omuz Manşeti omzu çevreleyen ve omzun stabilizasyonunda görevli kas grubudur. Hasarında omuzun hareketlerini oldukça kısıtlayan Rotator Manşet kasları dört adettir. Bı kaslar ise; Supraspinatus, Infraspinatus, Teres Minör ve Subcapularis kaslarıdır.

Rotator Manşet Sendromu ise bu dört kasın bir araya gelerek oluşturduğu manşette hasar, yaralanma, yırtık gibi sorunların oluşumu ile ortaya çıkan ortopedik tablodur. Bu manşet grubunun hasarında omzun hareketlerinde ciddi kısıtlılıklar ve omuz ekleminde stabilizasyon kayıpları ortaya çıkar. 

Fizik Tedavi istanbul Merkezi olarak sizlere Rotator Cuff Sendromu’nu tanıtacağız:

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunun Nedeni Nedir ?

Genelde Rotator Manşet hasarı, birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Tekrarlı ve sık omzun kullanıldığı aktivitelerde bulunma, düşme, ters hareket, ani omuz dönmeleri gibi sebepler en sık rastlanılan nedenlerdir. 

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Risk Faktörleri Nelerdir?

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu her yaş ve cinsiyette görülebilen ancak kadınlarda aktivitelerin sıklığına bağlı olarak daha sık görülebilen bir ortopedik tablodur. Anatomik olarak yatkınlık olabileceği gibi, kişinin kolunu sık kullanması, tekrarlayan travmalar, düşme, çıkık gibi riskler de bu hasarı tetikleyebilmektedir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

En temel belirtisi ağrı ve omuzda kısıtlılık olan Rotator Cuff (Manşet) Sendromunun belirtilerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Ağrı: Omuz eklemi etrafında şiddetli ağrı oluşur.
  • Omuz ekleminde kısıtlılık: Omzun hareketlerinde ağrı ve stabilizasyon eksikliğine bağlı kısıtlılıklar oluşabilir.
  • Hareketlerde zorlanma veya tamamen yapamama görülebilir.
  • Omuz ve kol kaslarında güçsüzlük: Omuz kaslarında hasara bağlı olarak güçsüzlük ya da tamamen güç kaybı görülebilir.
  • Ağrı sebebiyle uyku sorunları, depresyon gibi psikolojik problemler görülebilir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Tanısı Nasıl Koyulur?

Aslında Rotator Cuff (Manşet) tanısı oldukça kolay bir şekilde fiziki muayene ve hasta öyküsü ile koyulabilir. Ancak kesin tanı için ultrason, MRI, BT gibi görüntüleme teknikleri kullanılabilmektedir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Tedavinin Önemi

Rotator Cuff (Manşet) hasar sonrası cerrahi seçeneğe başvurulabilir ancak cerrahi genelde ilk tercih değildir. Yırtığa ve ağrıya bağlı olarak fizik tedavi ve dinlenme ilk seçenek daha sonrasında fayda görülmezse cerrahi gerekebilir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Ne Zaman Cerrahi Gerekir ?

Rotator Cuff (Manşet) yırtıkları, omuz ekleminin hareketlerini ciddi ölçüde kısıtlayan ve günlük yaşamı ciddi anlamda zorlaştıran rahatsızlıklardan biridir. Omuz eklemimizi saran kas ve tendon grubunun, Rotator Manşetin, hasarlanması ile ortaya çıkar ve birçok sebebe bağlı olabilir.

Her hastanın durumu özeldir ve merkezimiz her hastamıza özgü bir tedavi programı oluşturabilmek için detaylı tetkik ve değerlendirmeler yapar. Gerekli değerlendirme ve görüntülemelerden sonra yırtığın derecesi, büyüklüğü, tipi ve şikayetler belirlenir. Genelde küçük yırtıklarda cerrahiye ihtiyaç duyulmadan konservatif tedavilerle iyileşme sağlanabilir.Daha büyük ve karmaşık yırtıklar ise cerrahi müdahale gerektirebilir.

Cerrahiye giden süreci ağrının şiddeti, kaybedilen fonksiyonlar, kişinin cerrahisiz tedaviye verdiği yanıtlar etkileyebilir.

Omuz ağrısı ve hareket kısıtlılıkları çağımızda birçok kişinin yaşadığı ve günlük hayatı zorlaştıran sorunlardandır. Spor yaralanmaları, travmalar yanında tekrarlı kullanımın da doğurduğu bu sorunlarda çözüm yolu ameliyat olabilir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Cerrahi

Rotator manşet ameliyatı öncesinde her hasta detaylı değerlendirilir ve kontrolden geçirilir. Hasta cerrah uygun görürse değerlendirme sonrasında ameliyata alınır ve hasta ile ailesi detaylıca bilgilendirilir. 

Fizik Tedavi İstanbul Merkezi’mizin uzman ve deneyimli hekimleri, fizyoterapistleri ve sağlık çalılanları ameliyat öncesi ve sonrası dönemde sizin için burada!

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Cerrahi Sonrası Rehabilitasyon 

Rotator Cuff (Manşet) ameliyatı sonrasında kaybedilen hareket açısı, omuz stabilizasyon, kas gücünün geri kazanılması için Fizik Tedavi İstanbul Merkezi’mizde göreceğiniz fizik tedavi büyük önem taşır.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Cerrahi Sonrası İlk Adımlar

Rotator Cuff (Manşet) ameliyatı sonrasında hastanın hemen iyileşme sürecine alınması gerekir. İlk başta koruma ve ağrıya yönelik izlenen program, kan dolaşımını arttırıcı, hareket açıklığını arttırıcı, güçlendirici ve esnekliği arttırıcı egzersiz programları ile devam eder.

Omzunuzun eski hareket açıklığına ve fonksiyonuna dönmesi uzun sürebilir ve bu süreçte fizik tedavi vazgeçilemez bir zorunluluktur.

Rotator Cuff (Manşet) Cerrahisi Sonrası İyileşme ve Rehabilitasyon

Ameliyat kararı verildikten sonra Rotator Cuff (Manşet) kaslarının ve tendonlarının eski gücü ve fonksiyonuna kavuşabilmesi için fizik tedavi büyük önem taşır. Fizik Tedavi İstanbul Merkezimizdeki uzman fizyoterapistlerimiz, her hastanın özel ve bireysel iyileşme süreci olduğunu bilir ve her hastamız için bireyselleştirilmiş tedavi programları oluşturur.

Tedavinin ilk sürecinde ağrı ve kısıtlılık odaklı ilerleyen rehabilitasyon süreci, ileriki dönemlerde fonksiyonel egzersizler ve dirençli egzersizlerle desteklenir ve kaslar güçlendirilir. Hastalarımızın eski günlük yaşamlarına dönmeleri ve ağrısız bir süreç yaşayabilmeleri için detaylı ve yenilikçi tedavi yöntemlerimizle Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak hizmetinizdeyiz.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Rehabilitasyon Süreci

Hastaların ameliyat sonrasında başlayan fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecinin önemini biliyoruz ve zaman kaybetmeden rehabilitasyon sürecimize başlıyoruz. Eklem hareket kısıtlılığının giderilmesi, ağrılarınızın azaltılması için çeşitli egzersizler, kuvvetlendirme çalışmaları, elektroterapi ve Kol Robotu gibi teknolojik aletleri aktif bir şekilde kullanıyor ve hastalarımızı takip ediyoruz.

Ameliyat sonrası erken dönemde eklemin zorlanmaması gerektiğini biliyor, hastamızın eklemini güvenli bir şekilde eski haline döndürmek için çabalıyoruz.

Unutmayın ki Rotator Cuff (Manşet) ameliyatı sonrasında omzunuzu zorlamamalı ve günlük aktivitelere zamanla ve kademeli olarak dönmelisiniz.

Rotator Cuff (Manşet) Ameliyatı Sonrası Kontrol ve Takip

Ameliyat sonrasında hastalarımızın düzenli olarak kontrollerini yapıyor ve hastalarımızı takip ediyoruz. Her hastanın iyileşme sürecinin farklı olduğunu ve bireysel çalışmamız gerektiğini biliyor, her hastamızla özel olarak ilgileniyoruz.

Merkezimizin Rotator Cuff (Manşet) Tedavisinde Farkı

Kişisel egzersiz programları,kapsamlı fizik tedavi süreci, bireysel ve özel değerlendirmeler, kas güçlendirme ve esneklik çalışmaları gibi birçok hizmetimizle çoğu merkezden daha gelişmiş bir tedavi hizmeti vermekteyiz.Alternatif Tedavi Yöntemleri  ile hastalarımızın bu zorlu süreçte konforlu bir tedavi görebilmesi için çabalıyoruz.

Fizik Tedavi İstanbul Merkezimizde geçirdiğiniz süreçte deneyim ve fikirlerinizi önemsiyor, size en iyi hizmeti sağlamak için çalışıyoruz. Hastalarımızın her birinin deneyimlerinin önemini biliyor ve her gün kendimizi geliştirmek için çabalıyoruz.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu ve tedavisi hakkında bilgi almak için web sitemiz ya da telefon numaramızla bize ulaşabilir ve detaylı bilgi alabilirsiniz.

Merkezimiz sizi ve sevdiklerinizi önemsiyor, bu zor sürecin ne kadar zorlu olabileceğini biliyoruz. Bu yüzden güven veren tedavi yöntemleri ile hizmetinizdeyiz!

SIKÇA SORULAN SORULAR

-Rotator manşet nedir?

Rotator manşet, omzun hareketlerini sağlayan ve omuz eklemini stabil tutan dört farklı kasın (supraspinatus, infraspinatus, teres minor ve subscapularis) birleşerek oluşturduğu bir grup kas ve tendon yapısıdır.

Rotator manşet neden önemlidir?

Rotator manşeti korumak omuz eklemi için hayati öneme sahiptir çünkü bu yapılar omuzun stabilitesini sağlar.

-Omurgadan kaynaklanan problemler Rotator Manşete zarar verir mi? 

Evet, bazı anatomik sorunlar ve ters hareketler sebebiyle zarar görebilir.

-Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Nasıl Önlenebilir?

Yırtıkları ve yaralanmaları önlemek için dikkatli hareketler yapmak, ağrılı durumlarda kolunuzu zorlamamak, kaslarınızı güçlendirmek ve egzersizli aktif bir yaşam sürdürmek yardımcınızı olacaktır.

-Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Her Zaman Ameliyat Gerektirir mi ?

Hayır. Yırtığın derecesine ve tipine bağlı olarak konservatif tedavi yöntemleri ile de cerrahisiz tedavi sağlanabilir.

-Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Ne Kadar Sürede İyileşir ?

Bu konuda her hastanın tedavi sürecinin farklı olduğunu ve bu nedenle tedavi süresinin hastaya bağlı olarak değiştiğini söylememiz gerekir.

İNME

fizik tedavi merkezleri İNME

Günümüzde en sık görülen nörolojik sorunların başında gelen İnme; artan radyasyon, hareketsiz yaşam ve hastalıklar sebebiyle çevremizde sıkça gördüğümüz bir durum oldu. Genelde inme inmesi olarak halk arasında bilinen, felç ile karakterize bu durum için sizi bilgilendirmek istiyoruz. Ücretsiz fizik tedavinin adresi Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak, “İnme nedir?” “Nasıl tedavi edilir?” gibi sorularınızın cevapları için yazımıza göz atabilirsiniz!

İnme Nedir ?

İnme inmesi, inme geçirmek ya da kısaca İnme; beynin bir bölümündeki hasar nedeniyle felç olayının yaşanması olarak özetlenebilir. Beyin damarlarındaki tıkanıklıklar ya da kanamalar sebebi ile beyin hücrelerinin oksijensiz kalarak ölmesi sebebiyle ortaya çıkar ve oldukça tehlikeli bir durumdur.

İnmenin bilinen iki çeşidi vardır: İskemik ve Hemorajik İnme

İskemik inme, pıhtı sonucu beyin damarının tıkanması olarak bilinirken, Hemorajik İnme kanama nedeniyle oluşmaktadır.

İnme Neden Olur?

Günümüzde sık sık adını duyduğumuz ve oldukça riskli bir durum olan İnmenin ortaya çıkmasında birçok sebep olduğu bilinmektedir. Yaş, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve sigara gibi birçok sebep İnmenin ortaya çıkmasında etkilidir.

İnme Belirtileri Nelerdir?

Günümüzde sıkça gördüğümüz bir nörolojik rahatsızlık olan İnme, bazı belirtiler ile erkenden teşhis edilebilir. İşte İnme belirtilerini sizin için sıraladık:

  • Baş dönmesi: İnme geçiren kişilerde baş dönmesi şikayetleri görüldüğü bilinmektedir
  • Baş ağrısı: Genelde hastalar şiddetli ve dayanılmaz bir baş ağrısı çektiklerini söylerler. İnme teşhisi alan hastaların birçoğunda şiddetli baş ağrısı görülmektedir.
  • Konuşma zorluğu: İnme etkilediği beyin bölümüne bağlı olarak konuşma bozukluğu, anlamsız konuşma, yanlış kelimeleri seçme ya da konuşamama gibi sorunlara yol açabilir.
  • His kaybı: İnme sonrasında gelişen felç, kas gücü yanında duyuları da etkileyebilmektedir. His kaybı ve hislerde azalmaya sebep olabilir.
  • Kas gücünde kayıplar yaşanması: İnme sonrasında birçok hastada kas kaybı ve kas güçsüzlüğü görülmektedir. Hastanın etkilenen bölgesine bağlı olarak birçok fonksiyonun kaybı söz konusudur.
  • Denge ve koordinasyon sorunları: İnme sonrasında hastalarda denge ve koordinasyon kayıpları görülmektedir ve bu da kas gücü yeterli bile olsa yürümeyi etkileyecektir
  • Görme sorunları: İnmeli hastalarda bulanık görme, çift görme, körlük gibi belirtiler görülebilmektedir 
  • Yüzde asimetri ve felç: İnme sonrasında yüz felci ve mimik kaslarındaki sorunlar nedeniyle yüz asimetrisi görülebilmektedir

İnme İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

İnme için bilinen birçok risk faktörü bulunmaktadır. Ücretsiz tedavinin adresi Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak sizler için bu faktörleri sıralıyoruz:

  • Kalp ve damar hastalıkları: Kalp ve damar hastalıkları düzensiz kan dolaşımı nedeniyle inmenin birincil sebeplerindendir
  • Şeker (Diyabet): Şeker kan basıncını yükseltir ve yüksek tansiyona sebep olur. İnme risk faktörlerinin başında gelen sebeplerden biri olarak diyabete karşı dikkatli olunmalıdır.
  • Obezite: Obezlik diyabet, tansiyon ve birçok hastalığı tetiklediği gibi inmeyi de tetikleyebilir
  • Sigara kullanımı: Sigara kullanımı kalp ve damar hastalıklarına sebep olarak inme riskini arttırmaktadır 
  • Yaş : İnme görülme riski yaşlılarda daha fazladır
  • Yüksek tansiyon: İnmenin en temel sebeplerindendir, yüksek tansiyon inme riskini arttırır
  • Yüksek kolesterol: Yüksek kolesterol nedeniyle damar tıkanıklıkları artar ve dolayısıyla inme riski artar

İnme Tanısı 

İnme her gün dünyada bir insanın hayatını karartmaktadır. Genelde baş ağrısı gibi basit bir belirti ile ortaya çıkabilen, bu nedenle de erken teşhisi oldukça zor olan bir durumdur. İnme teşhisinde kullanılan özel bir teknik maalesef yoktur. Hastanın hikayesi ve nörolojik muayenesi büyük önem taşırken, MRI, BT gibi tıbbi görüntüleme yöntemleri de bu teşhiste yardımcı olabilmektedir. 

İnme ve Tedavisi

İnmede Cerrahi Tedavi

İnme beyin kanaması, pıhtı atması gibi sebeplere bağlı olarak ortaya çıktığından acil cerrahi müdehale gerektirebilir. Cerrahi sonrasında ise uzun bir yoğun bakım sürecine ihtiyaç duyulabilir. Cerrahi sonrasında acilen tedaviye başlanmalı ve fizik tedavi gecikmemelidir.

İnmede Fizik Tedavi ve Rehabilitasyonun Önemi

İnme maalesef ki kişinin bağımsızlığını etkileyebilen, kas gücü kaybı, his kaybı, fonksiyon kayıpları gibi durumlara sebep olabilen nörolojik bir durumdur. Hastanın fizik tedaviye başlaması büyük önem ve aciliyet gerektirir. Özellikle hızlı ve erken başlanan fizik tedavinin iyileşme sürecini hızlandırdığı bilinmektedir. Ücretsiz tedavinin adresi Fizik Tedavi İstanbul Merkezimizde verdiğimiz Fizik Tedavi hizmetlerimiz şöyle sıralanabilir:

Egzersiz Tedavisi: İnme hastalarda kas gücü kaybına ve fonksiyonel kayıplara yol açmaktadır. Bu nedenle kaybedilen kas kütlesi ve gücünü tekrar kazanmak için egzersizin rolü büyüktür.

Esneklik ve Germe Çalışmaları: İnme sonrasında hastalarda kas kısalıkları ve gerginlikler görüldüğü bilinmektedir. Bu nedenle olumsuzlukların ve eklem sertliklerinin önüne geçmek için düzenli germeler yapılmalıdır.

Denge ve Koordinasyon Egzersizleri: İnme sonrasında birçok hastada denge ve koordinasyon kayıpları görülmektedir. Tedavi programlarına denge egzersizlerinin eklenmesi ihmal edilmemelidir.

Fizik Tedavi Cihazları: İnmeli hastalarda iyileşmeyi hızlandırmak için magnetoterapi gibi fizik tedavi cihazlarından yardım alınabilmektedir

Elektroterapi: İnmeli hastalarda ağrılar görülebilir. Bu nedenle ağrılar için TENS tedavisi, kas güçlendirmek için NMES kullanılabilir.

Sanal Gerçeklik Uygulamaları: İnme uzun bir tedavi süreci gerektiren yorucu ve psikolojik olarak ağır bir durumdur. Hastaların tedaviye interaktif olarak katılabilmeleri için oyunlarla donatılmış sanal gerçeklik uygulamaları kurtarıcınız olabilir

İnmede Ergoterapi, Yutma ve Konuşma Terapisi

İnme sadece vücut kaslarını değil, ince motor becerileri, yutma ve konuşma kaslarını da etkilemektedir. Bu nedenle inmeli hastalarda kaybedilen ince motor beceriler için Ergoterapi çalışmaları, yutma ve konuşma bozuklukları için ise Yutma ve Konuşma terapisinin tedavi sürecine eklenmesi gerekir.

İnmede Robotik Rehabilitasyonun Önemi

İnme sonrasında kas güçsüzlükleri, sinirsel bozukluklar nedeniyle yürüme fonksiyonunda kayıplar görülebilmektedir. Robotik Yürüme Cihazları, hastanın ağırlığını alarak pasif veya yardımlı olarak hastanın yürümesini sağlar. Kas güçlendirmenin yanı sıra fonksiyon kazanımında da önemli faydaları vardır.

Merkezimizle Ücretsiz Fizik Tedavi

Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak Türkiye’nin ücretsiz fizik tedavi alanında öncü merkezlerinden biriyiz ve hastalarımızın tedavilerini önemsiyoruz. Her hastanın farklı süreçlerden geçtiğini ve bireysel tedavinin önemini biliyoruz. Bu nedenle merkezimizde bireysel ve bütüncül tedaviye önem vermekteyiz.

Bize ulaşın!

İnme her hasta ve yakını için zorlu ve yorucu bir süreçtir. Ücretsiz tedavinin adresi Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak uzman hekimlerimiz ve deneyimli fizyoterapistlerimiz ile sizler için buradayız. Randevu ve bilgi almak için bize web sitemiz ya da telefon numaramız aracılığı ile ulaşabilirsiniz.

SIKÇA SORULAN SORULAR

İnme geçirmek önlenebilen bir şey midir?

İnme kronik hastalıklar, yüksek tansiyon, diyabet gibi sebeplerle ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle kronik hastalıkların kontrol altında tutulması sizi inmeden koruyabilir. Düzenli kontroller ve hekimlerinizin tavsiyesine uymak hayatınızı kurtarabilir.

İnme sonrasında ne olur?

İnme geçiren hastalarda kas gücü kaybı, his kaybı, denge sorunları, yaşamsal fonksiyonlarda sorunlar görülebilir. Bu nedenle inme sonrasında detaylı bir değerlendirme ve nörolojik rehabilitasyon gerekmektedir. İnme sonrasında yapılan acil müdahale sonrasında hiç vakit kaybetmeden fizik tedaviye başlanmalı ve hastanın bakımı konusunda dikkatli olunmalıdır.

İnme iyileşebilir mi?

İnme hastanın beynindeki hasara, geçen zamana ve yapılan tedaviye göre değişmekle birlikte iyileşebilmektedir. İnme sonrasında iyi bir fizik tedavi süreci çoğu hastayı günlük yaşama rahatça döndürebilir.

İnme sonrasında hastalar yürüyebilir mi?

Vücudun aldığı hasara ve etkilenen bölgelere bağlı olarak inme hastaları tekrar yürüyebilir. Merkezimizde inme hastalarında yürüme için de çalışmalar yaparak onların eski rutinlerine dönmelerini sağlamaya çalışıyoruz.

Kısmi felç nedir?

Kısmi felç vücudun tamamının tam anlamıyla felç olmaması demektir. Kas güçsüzlüğünün veya güç kaybının görülebildiği bu durumlarda tam bir paralizi durumu yoktur.

İnme sonrasında konuşamama normal midir?

İnme sonrasında beynin konuşma bölümü etkilenebilir. Bu nedenle hastalarda konuşma bozuklukları görülmesi normaldir. Gerekli terapilerle hastalar tekrar konuşma fonksiyonlarını kazanabilirler.

İnmede tüm vücut felç mi olur?

Hayır. Etkilenen bölgeye bağlı olarak belirli vücut bölümlerinde felç görülmektedir.

Sigara içmek inmeye sebep olur mu?

Evet olabilir. Sigara içmek dolaşım ve solunum problemlerine yol açmaktadır. Bu nedenle de bozulan dolaşım nedeniyle pıhtı atabilir ve inme geçirilebilir. 

İnme geçirdiğimi nasıl anlarım?

İnmenin birçok belirtisi olmakla birlikte; karıncalanmalar, uyuşukluklar, kas gücünde kayıp, şiddetli baş ağrısı, konuşma bozuklukları, dilde anormallikler, yutma problemleri, bilinç bulanıklığı gibi belirtilerle inme tespit edilebilir. 

Boyun Fıtığı

17d0e8c16d3baa7ed44b4e356bffab80 Boyun Fıtığı

Artan çalışma saatleri, masa başı işlerin artması, çalışma koşullarının gittikçe kötüleşmesi, radyasyon ve teknolojik gelişmeler nedeniyle toplumda neredeyse herkesin zaman zaman boyun ağrıları olabilmektedir. Bu boyun ağrıları bazen ciddi bir sorunu işaret etmezken, bazı ağrıların sebebi sandığınızdan daha ciddi olabilir. Boyun fıtığı günümüzde oldukça sık görülen ve görülme yaşı çok genç yaşlara kadar düşen ortopedik bir sorundur. Peki ne zaman Boyun Fıtığından şüphelenmelisiniz ? Her ağrı fıtığı mı işaret eder ? Bu tür sorularınızın cevapları için yazımıza göz atabilirsiniz.

Boyun Fıtığı nedir ?

Servikal Disk Hernisi ya da halk arasındaki yaygın adıyla Boyun Fıtığı, omurganın bir sorunudur. Omurlar arasındaki disklerde bulunan jelatinimsi yapının çeşitli sebeplere bağlı olarak taşması, bombeleşmesi hatta bazen diskten tamamen akması ile ortaya çıkar. Boyun fıtığı genelde ağrı ve ilerleme seviyesine bağlı olarak uyuşma, hareket kaybı gibi sebeplere bağlı olmaktadır.

Günümüzün yaygın ortopedik sorunlarından biri olan Boyun Fıtığı, toplumda bilindiği gibi her zaman ameliyata ihtiyaç duymaz. İlk tedavi seçeneği her zaman istirahat ve konservatif yöntemler olmalıdır.

Boyun Fıtığı Neden Olur?

Boyun fıtığı için birçok risk faktörü ve neden bulunmaktadır. Bazen ani başlangıçlı bazen de zamanla artan ağrılarla kendini hissettiren Boyun Fıtığının sebeplerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Travma: Direkt darbe, düşme, çarpma, ateşli silah yaralanması,trafik kazaları gibi birçok travma Boyun Fıtığına sebep olabilmektedir.
  • Yaş: Boyun fıtığı oluşumunda yaş önemli bir risk faktörüdür ve yaş ilerledikçe fıtık görülme riski artar.
  • Omurlar arasındaki diskler harabiyet: Diskteki aşınma, zamanla birikmiş hasarlar diskin içindeki yapının taşmasına böylelikle de fıtıklaşmaya yol açabilir
  • Sigara: Sigara kullanımı omur sağlığını etkileyeceğinden fıtık riskini arttırmaktadır.
  • Uzun süre masa başında oturma: Remote işlerin artmasıyla masa başında çalışan kişi sayısı da artmıştır. Masa başında uzun saatlerce çalışmak boyun fıtığı riskini arttıracaktır.
  • Hareketsiz yaşam: Boyun fıtığı hareketsiz yaşayan ve egzersiz yapmayan kişilerde daha sık görülür
  • Stres: Her hastalıkta olduğu gibi yoğun stres vücut sağlığını etkileyerek fıtık oluşma riskini arttırır. 
  • Yanlış egzersiz: Gereksiz ve fazla yapılan, yanlış yapılan egzersizler faydadan çok yarar sağlayacaktır. Ve fıtık oluşum riskini arttıracaktır. 
  • Postür sorunları: Yanlış posterde çalışmak, egzersiz yapmak, fazla kambur durmak gibi sorunlar zamanla fıtık oluşturabilir.
  • Genetik yatkınlık: Fıtık oluşumunda genetik yatkınlığın da etkili olduğu düşünülüyor.

Boyun Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

Boyun fıtığında fıtığın ilerleme seviyesine ve yerine göre farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Her insanda değişen bu belirtiler genelde ağrı ve uyuşma gibi temel belirtiler olabilir. Bunların yanında ise bazı farklı belirtiler de görülebilmektedir:

  • Boyun ve omuza vuran ağrısı: Boyun fıtığının ilk belirtisi genelde boyun ve omuzda ağrılardır. Ense, omuz ve kolları da içine alabilen bu ağrı fıtığın yerine göre oldukça şiddetli ve dayanılmaz olabilir.
  • Kollara uzanan uyuşma ve ağrı: Boyun fıtığı sonrasında kollarda uyuşma ve ağrı görülebilir. Genelde kola vuran ağrı ve uyuşma, fıtığın sinire bası yaptığını gösterir ve ciddi olabilir.
  • Sırt ağrısı: Boyun fıtığı sonucunda sırtta ağrılar görülebilir. Genelde sırtın üst kısmında boyna yakın bölgede oluşan bu ağrı kişinin hayatını zorlamaya başlar.
  • Karıncalanma, uyuşma hissi veya hissizlik: Boyun fıtıkları sinirlere bası yaparak kollarda uyuşmaya, karıncalanmaya hatta tamamen his kaybına sebep olabilir ve bu oldukça ciddi bir durumdur 
  • Hareket kaybı: Boyun fıtığında ağrı ve kısıtlılıklar nedeniyle eklem hareketinde azalma görülebilir.
  • Kısıtlılık: Ağrıya ve fıtığa bağlı kısıtlılık görülebilir
  • Baş ağrısı: Boyun fıtığı bazı hastalarda çene ve baş ağrısına sebep olabilmektedir.
  • Denge sorunları: Etkilenen bölge ve sinirlere bağlı olarak bazen denge kayıpları görülebilmektedir 
  • Kas güçsüzlüğü: Sinir basısı sonucunda bazı hastalarda boyun fıtığı nedeniyle kollarda kas gücü kaybı görülebilir.

Boyun Fıtığı Tanısı Nasıl Koyulur?

Boyun fıtığı tanısı koyulurken önemli olan öncelikle hastanın öyküsüdür. Genelde belirtileri dinlemek hastalığın tanısını koymada yeterli olacaktır. Ancak kesin tanı için MRI, X-Ray gibi görüntüleme yöntemleri de kullanılabilir.

Boyun Fıtığında Tedavi Nasıl Yapılır?

Boyun fıtığında tedavi süreci fıtığın ilerleme derecesine ve hastanın şikayetlerine göre karar verilmektedir. İlk seçenek her zaman dinlenme ve ilaç tedavisi olmakla birlikte fizik tedaviye bile yanıt vermeyen ilerlemiş fıtıklarda cerrahiye başvurulması gerekmektedir.

Boyun Fıtığında Ameliyat Zorunlu Mudur?

Boyun fıtığı denilince günümüzde akla gelen ilk yöntem genelde fıtık ameliyatı olmaktadır. Ancak aslında çoğu boyun fıtığı ameliyat gerektirmeden fizik tedavi ile iyileşebilmektedir. Boyun fıtıklarında cerrahiyi fıtığın yeri, ilerleme seviyesi ve semptomlar etkiler. Eğer fıtık çok ilerlediyse, dayanılmaz ağrılar ve sinir basısı sebebi ile kas güçsüzlükleri görülmeye başladıysa cerrahi seçenek düşünülebilir. 

Doktorlar bu konuda en doğru kararı verecek olup, ilk seçenek olarak genelde istirahat ve fizik tedavi yöntemleri önermektedirler. Fizik tedaviden fayda göremeyen, fıtıkta gerileme yaşamayan hastalarda son seçenek olarak cerrahi önerilmektedir.

Boyun Fıtığı ve Fizik Tedavi

Boyun fıtığı tedavisinde cerrahi dışında birçok konservatif yöntem kullanılmaktadır. Fizik Tedavi İstanbul Merkezimizin uzman fizyoterapistleri eşliğinde ağrılarınızı hafifletmek, fıtık kaynaklı kısıtlılığınızı gidermek, kaybettiğiniz fonksiyonları tekrar kazanabilmek için çalışmalar yapabilirsiniz.

  1. Egzersiz: Boyun fıtığında başvurulacak ilk yöntem egzersiz tedavisidir. Boyun ve omuz kaslarınızı güçlendirmek, gerginlik ve kısalıkları gidermek için egzersiz tedavisi gereklidir. Güçlü kaslar fıtığın olumsuzluklarını da giderecektir.
  2. Fizik Tedavi Ajanları: Ağrıları ve kısıtlılığı gidermek için ısı ajanları, ultrason cihazı, masaj, magnetoterapi gibi birçok teknolojik cihazı tedavinizde kullanıyoruz.
  3. Elektroterapi Yöntemleri: Ağrı ve kısıtlılıklar için tens tedavisi, kas güçlendirme için NMES gibi birçok elektroterapi yöntemini aktif kullanıyoruz.
  4. Alternatif Yöntemler: Kuru iğneleme, masaj terapi gibi birçok alternatif yöntemle ağrılarınızı azaltabilirsiniz.

Boyun Fıtığı Sonrası Yaşam Tarzında Değişimler ve Ergonomik Yöntemler

Boyun fıtığı ne yazık ki sadece boyun ağrısıyla değil birçok semptomla ortaya çıkan ortopedik bir sorundur. Genel sebepleri arasında hareketsizlik, uzun çalışma saatleri, postür bozukluğu gibi sebepler olan Boyun Fıtığında ergonomik değişikliklere gidilmesi fıtık ağrılarını azaltacak, fıtık oluşumunu engelleyecektir.

Ortopedik ve ergonomik aletlerin kullanımı, sık sık mola vermek, dinlenmek, boyun egzersizleri yapmak, dik durmak ve aktif bir yaşam belirlemek sizi fıtık ağrılarından uzak tutacaktır. İş şartları değiştirilemese bile, çalışma ortamında ufak değişiklikler yapmak; doğru sandalye, yastık, mouse kullanımı gibi basit değişiklikler hayat kalitenizi arttıracaktır.

Boyun Fıtığı Ne Zaman Tehlikeli Olur?

Boyun fıtığının belirtileri arasında his kaybı, güçsüzlük, uyuşma gibi belirtiler görülebilmektedir. Bu belirtilerin ana kaynağı, ilerlemiş fıtığın sinir köklerine bası yaparak sinirleri bloke etmeye başlamasıdır. Çoğu zaman kolda uyuşukluklar, şiddetli ağrı, ellerde karıncalanmalar, his ve güç kaybı ile kendini gösteren bu durum fıtığın ilerlediğini ve ciddiyetini göstermektedir. Bu gibi ilerlemiş fıtıklarda acil cerrahi bir seçenek olmaya başlar ve fıtığın tehlikeli bir bölgede olduğunu gösterebilir.

Erken Müdahalenin Önemi

Boyun fıtığı ilerleyici ve ciddi sorunlara yol açabilecek bir ortopedik rahatsızlıktır. Bu nedenle fıtık sinir basısı yapmaya başlamadan ve zarar vermeden erken teşhis etmek ve müdahale etmek sizi birçok faktörden koruyacaktır. Ayrıca ne kadar erken tedaviye başlanırsa o kadar hızlı bir iyileşme süreci olacaktır.

Bize ulaşın!

Servikal disk Hernisi yani Boyun fıtığı, günümüzde en sık görülen ortopedik rahatsızlıklardan biridir. İlerleyici ve ciddi sorunlara yol açabilecek olan Boyun Fıtığı ameliyat olmadan da tedavi edilebilir. Boyun Fıtığı ve tedavisi hakkında bilgi almak için web sitemiz ya da telefon numaramız aracılığıyla bize ulaşabilirsiniz! 

SIKÇA SORULAN SORULAR

Boyun Fıtığı önlenebilir mi?

Evet, önlenebilir. Çalışma ortamınızda yaptığınız ergonomik değişiklikler, aktif bir yaşam tarzı benimsemek, iyi postür ve düzenli egzersiz sizi boyun fıtığına karşı koruyabilir.

Boyun Fıtığı ilerler mi?

Boyun Fıtığı, tedavi edilmediği takdirde ilerleyici ve ciddi sonuçlara yol açabilen ortopedik bir rahatsızlıktır.

Boyun Fıtığı iyileşir mi?

Evet, iyileşebilir. Fıtığın yeri ve ilerleme seviyesine göre konservatif yöntemlerle tedavi sağlanabilir. Cevap alınamazsa cerrahi düşünülebilir.

Boyun Fıtığı kaç yaşında ortaya çıkar?

Günümüzde boyun fıtığı çok genç yaşlarda bile sık görülmeye başlamıştır. Genelde genç yetişkinlerde görülmeye başlayan boyun fıtığı ileri yaşlarda daha sık görülmektedir.

Boyun Fıtığı uyuşma yapar mı ?

Boyun fıtığı, fıtığın yeri ve sinir köküne bası yapmasına göre kollarda uyuşma ve his kaybı yapabilmektedir.

MS Hastalarında Denge ve Koordinasyon Egzersizlerinin Önemi

awtsd5zsmf774ie93gp59kvon1ds2k03 MS Hastalarında Denge ve Koordinasyon Egzersizlerinin Önemi

Adını sıklıkla duyduğumuz ve günümüzün yaygın nörolojik bozukluklarında biri olan Multipl Skleroz (MS) her hastada farklı ilerleyen ve bu yüzden her hastada farklı bir yol izlenmesi gereken bir durumdur. Peki Multipl Skleroz (MS) nedir ? Multipl Skleroz (MS) nasıl tedavi edilir? Bu tür sorularınızın cevabı için yazımızın devamına göz atabilirsiniz.

Multipl Skleroz (MS) Hastalığı Nedir?

Günümüzün yaygın nörolojik hastalıklarından biri olan Multipl Skleroz (MS), vücudumuzdaki bağışıklık sistemi hücrelerinin sinir sistemi hücrelerinin üzerindeki miyelin kılıfa saldırması ve zarar vermesiyle ortaya çıkan ve ne yazık ki henüz bilinen bir tedavisi olmayan ilerleyici bir nörolojik hastalıktır. Görme sorunları, fonksiyon kayıpları, bağışıklık sisteminin düşmesiyle kendini gösteren ve kişinin günlük yaşamını oldukça zorlaştıran Multipl Skleroz (MS) henüz bir tedavisi olmasa da ilaçlar ve fizik tedavi hizmetleriyle kontrol altına alınabilen bir durumdur.

Multipl Skleroz (MS) Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Multipl Skleroz (MS), günlük yaşamı oldukça olumsuz etkileyen, kişiyi yoran ve ataklarla seyreden bir hastalıktır. Genelde erken yaşlarda ortaya çıkan ve hayat boyu devam eden Multipl Skleroz (MS) için görülen belirtileri sizler için sıraladık:

  • Görme problemleri: Multipl Skleroz (MS) görme sorunları görülebilen, ilerleyici bir hastalıktır. Görmenin zayıfladığı ve bozulduğu belirtilerle ortaya çıkabilmektedir.
  • Kas gücünde zayıflama: Multipl Skleroz (MS) hastalarında kas gücünde zayıflama ve aktivite sırasında çabuk yorulma görülebilir
  • Denge sorunları: Multipl Skleroz (MS), sinir sistemindeki bozulmalar nedeniye kişilerde denge ve koordinasyon problemlerine yol açabilir
  • Spastisite: Multipl Skleroz (MS) hastalarında spastisite (istemsiz kas kasılmaları) görülebilir
  • Uyuşmalar: Sinir sistemindeki bozulmalar nedeniyle uzuvlarda uyuşma, karıncalanma görülebilir 
  • Yorgunluk: Yorgunluk Multipl Skleroz (MS) hastalarında en tipik belirtilerinden biridir.
  • Yürüme bozukluğu: Denge problemleri ve kas güçsüzlüğü nedeniyle yürümede bozulmalar görülebilir
  • Mesane sorunları: İlerleyen hastalarda sinirsel bozukluklara bağlı olarak idrar kaçırma gibi sorunlar görülebilir

Multipl Skleroz (MS) neden olur?

Multipl Skleroz (MS) ne yazık ki hala tam sebebi bilinmeyen, ataklarla seyreden ilerleyici bir hastalıktır.  Erkeklerde daha sık görülen Multipl Skleroz (MS) için birçok risk faktörü bilinse de net olarak sebebi bilinmemektedir. Çevresel faktörlerin de etkili olabileceği bilinen Multipl Skleroz (MS) için genetik faktörlerin de etkisi olduğu düşünülmektedir.

Multipl Skleroz (MS) tanısı nasıl koyulur ?

Multipl Skleroz (MS) için özel bir tanı yöntemi bulunmamaktadır. Ancak hasta hikayesi ve şikayetleri ve hekimin muayenesi sonrasında tanı koymak mümkündür. Ayrıca bazı hastalarda kesin tanı için MRI görüntüleme , omurilik sıvısının incelenmesi gibi yöntemler kullanılabilir.

Multipl Skleroz (MS) ve Fizik Tedavi 

Multipl Skleroz (MS), kişinin bağışıklık sisteminin sinir sistemine saldırması ve sinir hücrelerinin zarar görmesiyle ortaya çıkan, ataklar halinde seyredebilen ilerleyici bir nörolojik rahatsızlıktır. Miyelin kılıflardaki zarar ile ortaya kas güçsüzlüğü, denge problemleri ve birçok sorun ile seyreden bu hastalıkta fizik tedavinin önemi büyüktür.

Hastaların şikayetleri doğrultusunda semptomlara yönelik çalışılmalı ve her hasta için özel tedavi programları çizilmelidir. Kas gücü, denge çalışmaları ve yorgunluğa dair çalışmalar tedavi programının temeli olacaktır.

Merkezimizde Multipl Skleroz (MS) İçin Uyguladığımız Fizik Tedavi Yöntemleri

Multipl Skleroz (MS) birçok semptomla görülen, ilerleyici bir sinir sistemi hastalığıdır. Multipl Skleroz (MS) kesin bir tedaviye sahip olmasa da semptomların hafifletilmesi ve günlük yaşamdaki bağımsızlığın kazanılması için fizik tedavi bir zorunluluktur.

  • Egzersiz tedavisi: Multipl Skleroz (MS), kas gücü kaybı, yorgunluk ve hareketsizliğe bağlı birçok kas-iskelet sistemi sorununa neden olabilir. Bu nedenle Multipl Skleroz (MS) için bize başvuran hastalarımızda özellikle kas güçlendirme egzersizlerine ve fonksiyonel egzersizlere önem veriyoruz.
  • Denge ve Koordinasyon Çalışmaları: Multipl Skleroz (MS) sonrasında denge kayıpları görülebilmektedir. Tedavi programına denge ve koordinasyon sistemi için çalışmalar eklenmelidir.
  • Ergoterapi: Multipl Skleroz (MS) günlük yaşamı ve hastanın bağımsızlığını etkileyen ilerleyici bir sinir sistemi hastalığıdır. Bu nedenle hastanın ince motor becerilerini geliştirmek ve yorgunluğunu azaltmak için gereken ergonomik düzenlemeler hastaya öğretilmelidir.

MS Hastalarında Denge Sorunları ve Çözümleri

Multiple skleroz (MS) hastalarının sıklıkla karşılaştığı bir sorun olan denge sorunları, hastaların günlük yaşamlarını oldukça olumsuz etkiler. Genellikle fizik tedavi ve egzersiz programlarının yanı sıra hastalara denge eğitimi de verilerek bu sorun çözülmeye çalışılır.

Koordinasyon Problemleri İçin Egzersizler

Multipl Skleroz (MS) hastalığının neden olduğu koordinasyon problemleri, hastaların hareket kabiliyetini azaltabilir ve günlük yaşamlarını zorlaştırır. Ama bireysel ve özel olarak tasarlanmış egzersiz programları sayesinde koordinasyon becerileri geliştirilebilir. Bu egzersizler genellikle kas kuvvetlendirme ve esneklik çalışmalarını içerirken aynı zamanda dengeli hareketleri de geliştirmeyi hedefler.

Multipl Skleroz (MS) Tedavisinde Denge Egzersizlerinin Rolü

Multipl Skleroz (MS) hastalığı tedavisinde denge egzersizleri önemli bir yere sahiptir çünkü bu tür egzersizler sayesinde kas kuvveti arttırılır, propriyosepsiyon geliştirilir ve postür kontrolü sağlanarak düşme riski azaltılır.

Multipl Skleroz (MS) Hastalarına Önerilen Egzersiz Programları

Farklı seviyedeki Multipl Skleroz (MS) hastalarının ihtiyaçlarına göre özelleştirilmiş egzersiz programları sunulmalıdır çünkü her hastanın süreci farklı ilerlemektedir. 

Fizik Tedavinin Multipl Skleroz (MS) Hastaları İçin Avantajları

Multipl Skleroz (MS), ne yazık ki tedavisi olmayan ancak Fizik Tedavi ile semptomları kontrol altında tutulabilen bir sinir sistemi hastalığıdır.Hastalıkta kas gücünün azalması, denge kayıpları görülmesi, yorgunluk gibi birçok semptom bulunurken, hastalığın semptomlarını azaltmak için fizik tedavi yararlı olabilmektedir.

Merkezimizde Bireyselleştirilmiş Tedavi Programları

Ücretsiz tedavinin adresi Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak bireysel tedavinin önemini biliyor ve hastalarımızın her birine özel tedavi programları çiziyoruz. Her hastanın süreci farklıdır ve Multipl Skleroz (MS) her hasta için farklı ilerler. Kimi zaman sık sık ataklar görülebilirken, tek bir atakla hayatını devam ettirebilen hastalar da bulunmaktadır. Bu nedenle uzman ekibimiz her hastayı bireysel bir şekilde değerlendirir ve onların tedavisini titizlikle takip eder.

Modern Fizyoterapi Teknikleri ve Multipl Skleroz (MS)

Multipl Skleroz (MS) tedavisinde sadece kas gücünü arttırmak ya da fizik tedavi cihazları kullanılmamaktadır. PNF gibi teknikler, manuel terapi yöntemleri, masaj, ergoterapi çalışmaları ve birçok alternatif yöntem hastalar için merkezimizce uygulanmaktadır.

Bütüncül Tedavi 

Multipl Skleroz (MS) ne yazık ki birçok sistemi etkileyen ve birçok farklı semptoma sahip, ilerleyici bir sinir sistemi hastalığıdır. Bu süreç yorucu olmakla birlikte, mental açıdan zor bir süreçtir. Bu nedenle hastalarımızın sadece fiziki sağlığını değil; psikolojisini de önemsiyoruz. Hastalarımız ve yakınları için gereken her türlü desteği sağlamak için buradayız.

Multipl Skleroz (MS) ve Yorgunluk

Multipl Skleroz (MS) sinir sistemini etkileyen ilerleyici bir hastalıktır. En bilindik semptomlarından biri olan yorgunluk, hastaların hayatını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkilemektedir. Hastaların hem mental sağlığı için psikolojik destek hem de yorgunluğun azaltılması için Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak ergonomik düzenlemeler önermekteyiz.

Sıkça Sorulan Sorular:

-Multipl Skleroz (MS) hastası kaç yıl yaşar?

Multipl Skleroz (MS) ölümcül bir hastalık değildir. Çok ciddi ataklar yaşayabilen hastalar da olmakla birlikte, Multipl Skleroz (MS) için ömrü kısalttığıyla ilgili bir bilgi yoktur.

-Multipl Skleroz (MS) hastalığı geçer mi?

Hayır, ne yazık ki Multipl Skleroz (MS) hayat boyu devam eden bir hastalıktır. Kesin bir tedavisi olmamakla birlikte ancak ilaçlar ve fizik tedavi süreci ile semptomları hafifletilebilir.

-Multipl Skleroz (MS) en çok nereyi tutar?

Multipl Skleroz (MS), beyin ve omurilik gibi sinir sistemi başta olmak üzere vücudun çoğu bölgesinde sorunlara yol açabilir. 

-Multipl Skleroz (MS) ataklarla mı ilerler ?

Evet, ne yazık ki Multipl Skleroz (MS) hastalarında zaman zaman ataklar görülebilmektedir. Bu ataklar bazen sık tekrarlayıcı da olabilmektedir.

-Multipl Skleroz (MS) hastaları hamile kalabilir mi ?

Multipl Skleroz (MS) hastalarında sağlıklı bir gebelik süreci ve doğum görülebilir ve bu hastalık gebeliğe engel değildir. Ayrıca kalıtsal bir hastalık değildir.

-Multipl Skleroz (MS) ilerler mi ?

Evet, Multipl Skleroz (MS) ilerleyici bir hastalıktır ve çoğu zaman erkeklerde kadınlara göre daha hızlı ilerlediği görülmüştür.

-Multipl Skleroz (MS) hastalarında ağrı olur mu?

Evet. Bazı Multipl Skleroz (MS) hastalarında boyun, kol ve bacaklarda ağrılar ve elektriklenmeler görülebilir.

Bizimle İletişime Geçin!

Ücretsiz tedavinin adresi Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak, her Multipl Skleroz (MS) hastasının farklı olduğunu ve her hastanın sürecinin farklı ilerlediğinin bilincindeyiz. Bu nedenle, her hastamızın semptomlarına yönelik özel olarak değerlendirme ve bireysel tedavi programları oluşturmaktayız.

Multipl Skleroz (MS) hastalığının yorucu bir hastalık olduğunu ve hastalarımızı fazla yormamamız gerektiğinin bilincinde olarak egzersizlerimizi bu doğrultuda planlıyor ve hastalarımıza nasıl daha az yorucu işler yapabileceklerini öğretiyoruz.

Multipl Skleroz (MS) hastaların yaşam kalitesini düşüren ve günlük yaşamı etkileyen bir hastalıktır. Bu nedenle bu sürecin zor bir süreç olabileceğini biliyor ve hastalarımıza ve yakınlarına her türlü desteği sağlıyoruz.

Sizler de Multipl Skleroz (MS) hastalığı ve tedavisi hakkında bilgi almak için web sitemiz ya da telefon numaramız aracılığı ile bize ulaşabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz!