Blog grid view

TENS TEDAVİSİ

electro stimulation physical therapy young woman leg TENS TEDAVİSİ
Electro stimulation in physical therapy to a young woman. Medical check at the leg in a physiotherapy center.

TENS VE AĞRI TEDAVİSİ

Ağrı günlük yaşamı zorlaştıran, hareketleri kısıtlayan, insanın yaşamın her alanında canını sıkan ciddi bir durumdur. Ağrıyı kontrol altına almanın birçok yolu vardır. Bu yollardan biri de elektroterapi uygulamalarından biri olan TENS tedavisini ağrı kesici olarak kullanmaktır. Peki nedir bu TENS tedavisi ? Ne işe yarar ? Nasıl uygulanır ? Yazımızın devamında sorularınızın cevabını bulabilirsiniz.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) Nedir?

Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu ya da kısa TENS tedavileri, ağrı için özel frekansta çalışan elektrik akımının ilgili bölgeye verilmesi ile analjezik etki sağlayan bir elektroterapi akımıdır. Elektrotlar yardımı ile cihaz ve kişi arasında bağ kurularak belirli frekans ve sürede akım verilerek, vücudun ağrı hissine verdiği yanıt azaltılarak ağrı kesici etki yaratılır. Hem akut ağrıda hem de kronik ağrılarda aktif olarak görev alan TENS tedavileri, tedavilerin vazgeçilmez bir parçasıdır.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) Nasıl Yapılır ?

TENS tedavisi temiz cilde pedler – elektrotlar- yerleştirilerek uygulanır. Hastanın cildine yapıştırılan pedlerin yapışkanlığını ve akımın geçme olasılığını arttırmak için ped ve cilt arasına jel uygulanabilir. TENS cihazı çalıştırılır ve hastanın tolere edebildiği maksimum akım şiddeti ile tedaviye başlanır. Genelde 20-30 dakika arasında tedavi süreleri değişmektedir.

Tens uygulamalarının açık yara üstüne, boyun bölgesine, kanserli ve hamile kişilerde, direkt kemik üzerine yapılmaması önerilir.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) Yapılırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

TENS tedavileri sırasında cildin temiz olması, açık yara üzerine elektrotların yapıştırılmaması önemlidir. Boyun gibi bölgelerde kullanılmaması, metal implantı olan kişilerde direkt uzak durulması gerekir. Ayrıca elektrotlar bağlanırken kablolara ve kutuplara da dikkat edilmesi gerekir. 

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) Nasıl Etki Sağlar?

TENS tedavileri uygulanırken vücuda elektrotlar aracılığı ile elektrik akımı verilir. Vücuda verilen bu elektrik akımı beynin akıma odaklanmasını ve ağrı hissinin bloke olmasını sağlayarak analjezik etki yaratır. TENS tedavileri hem akut hem de kronik ağrıda aktif olarak kullanılmaktadır.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) Neden Uygulanır?

TENS tedavileri ağrı kesici amaçla kullanılmaktadır. Elektroterapinin en sık kullanılan akımı olarak bilinen Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu, vücuda elektrotlar yoluyla verilerek ağrı hissini baskılamayı ve analjezik etkiyi amaçlar.

TENS (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) Çeşitleri Nelerdir ?

Bilinen beş çeşidi olan TENS tedavileri şöyle sıralanabilir:

-Konvansiyonel TENS: En sık kullanılan türüdür. Sık sık kullanılabilir ancak kısa süreli analjezik etkisi mevcuttur.

-Akupunktur TENS: Akupunktur iğneleri ile uygulanan TENS çeşididir. Daha uzun süreli analjezik etki yaratabilir

-Kısa – Şiddetli TENS: Titanik kas kasılması oluşturur, yüksek frekanslı akımlardır.

-Burst Tip TENS: Analjezik etki hemen görülmese de daha uzun süre vücutta kalır

-Modülasyon TENS: Akım frekans ve şiddetinin sürekli değiştiği akımlardır

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) Hangi Alanlarda Ve Hangi Hastalıkların Tedavisinde Kullanılabilir ?

Fizik tedavide en geniş kullanım alanlarından birine sahip olan Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu, genelde tüm ağrılı durumlarda kullanılabilir. Ağrıya sebep olabilen ve TENS kullanılan rahatsızlıkları şöyle sıralayabiliriz:

Boyun fıtığı

Bel fıtığı

Fibromiyalji 

Migren tedavisi

Multiple Skleroz

İnme

Parkinson

Kırıklar

Tendinitler

Siyatalji

Bursitler

Romatolojik hastalıklara bağlı genel vücut ağrıları

Diyabetik ayak tedavisinde

Omuz ağrısı 

Ameliyat sonrası ağrılar…

Peki TENS Tedavisinin kullanılamayan veya sakıncalı olan durumlar var mıdır ?

Evet ne yazık ki TENS Tedavisinin de kullanılamadığı durumlar vardır. Bu durumları şöyle sıralayabiliriz:

Hamilelerde kullanılmadan önce hekim onayı gerekir ya da hiç kullanılmaması önerilir.

Pıhtı sorunları

Kalp pili olanlar

Metal implantı olanlar

Kronik hastalıklarda (hipertansiyon vb.) hekim görüşü önemlidir

Cildi aşırı hassas olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır

Boyun gibi bölgelerde kullanılmaması gerekir

Kanser hastalarında ya da tümörü olan kişilerde kullanılmamalıdır

TENS Tedavisinin Yan Etkileri Var Mıdır ?

Tens tedavisinin ciddi yan etkileri bulunmamaktadır. Hasta tedavi sırasında hafif bir karıncalanma, minimal acı hissedebilir ancak bunlar ciddi yan etkiler değildir. Akımın dikkatli arttırılmaması ya da hassas ciltli kişilerde ciltte tahriş ve yanık riski bulunmaktadır. Bu nedenle dikkatli olunmalıdır.

TENS Tedavisinin Riskleri Var Mıdır ?

TENS tedavisinin bilinen ciddi riskleri bulunmamaktadır. Bazı hastalarda yanık ya da tahriş riski bulunmaktadır. Ayrıca kalp pili, metal implant bulunan hastalarda hayati risk taşıyabilir.

TENS Tedavisi Ne Kadar Uygulanır ?

Ters Tedavisi (Transkutanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) genelde 10-15 seans, 20-30 dakika uygulanan tedavilerdir. Ancak bu süre ve seans sayıları hastaya ve hastalığa bağlı olmak üzere değişiklik gösterebilir. 

Merkezimiz ve TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu)

Robotik Rehabilitasyon Merkezi olarak her hastanın tedavi sürecinin farklı olduğunu biliyor, hastalarımızı özel olarak değerlendiriyoruz. Bireysel ve bütüncül tedavinin önemini vurguluyoruz.

TENS tedavisi klinikte elektrik akımının kullanılması ile analjezik etki yaratmak için kullanılmaktadır. Birçok hastalığın ve rahatsızlığın tedavisinde ağrı kesici olarak görev almaktadır.

Robotik Rehabilitasyon Merkezimizde deneyimli ve uzman hekimlerimizce uygulanan TENS  Tedavileri için bize güvenebilirsiniz!

SIKÇA SORULAN SORULAR

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) hangi hastalarda uygulanır ?

TENS tedavisi kullanım alanı oldukça geniş bir tedavi yöntemidir. Birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilir. Boyun fıtığı, osteoporoz, kırık sonrası, inme, migren, MS, parkinson, sırt ağrısı, bel ağrısı, diz ağrısı, bursit gibi ağrılı durumların tümünde kullanılabilir

TENS Tedavisinin (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) zararları ya da yan etkileri var mıdır ?

TENS tedavisinin bilinen bir yan etkisi ya da zararı yoktur. Ancak akım dozajı düzgün ayarlanmadığında ya da çok hassas tenlerde yanık riski bulunmaktadır.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) yapılırken acı hissedilir mi?

Hayır, akım doğru verildiği sürece TENS tedavisi uygulanırken acı hissedilmez. Sadece hafif bir karıncalanma ve rahatsızlık hissi hissedilebilir.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) neye iyi gelir?

TENS tedavisinin ana amacı ağrıyı kesmektir. Analjezik etkisi sebebiyle ağrı yaratan her durumda etkili olmaktadır.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) günde kaç defa uygulanabilir ?

Bu konuda kesin bir kural bulunmamaktadır. Fayda görüldüğü takdirde TENS tedavileri günlük olarak ya da günde birkaç defa kullanılabilir.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) ne kadar sıklıkla kullanılır?

Her gün ya da gün aşırı olarak tedavi uygulanması tedavi etkisini arttıracaktır. Bu nedenle terapistiniz ile tedavinizin sıklığını programlayabilirsiniz.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) ne kadar sürer ?

TENS tedavileri genelde 20-30 dakika, 10-15 seans uygulanmaktadır. Ancak bu kişiden kişiye ve hastalığa bağlı olarak değişmekte olup, net bir sayı bulunmamaktadır.

TENS Tedavisi (Transkütanöz Elektriksel Sinir Stimülasyonu) diz ağrısına iyi gelir mi?

Evet, TENS ağrı kesici özelliğe sahip bir elektroterapi akımıdır. Bu nedenle diz ağrısı gibi ağrılı durumlarda kullanılabilir ve etkilidir.

Bize Ulaşın

Ücretsiz tedavinin adresi Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak uzman hekimlerimiz ve deneyimli fizyoterapistlerimiz ile yıllardır ağrı tedavisinde öncü merkezlerden biri olarak hizmet veriyoruz. Her hasta özeldir ve her hastanın tedavi süreci de özeldir. Bu nedenle her hastanın bireysel olarak değerlendirilmesi ve özel programlara ihtiyacı vardır.

Sizler ve sevdikleriniz için buradayız. TENS tedavilerimiz hakkında bilgi almak için bize web sitemiz ya da telefon numaramız üzerinden ulaşabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz!  

Menisküs Yırtıkları  

man bent her head grabbed him her after exercise 1 Menisküs Yırtıkları  
The man bent her head and grabbed him at her after exercise.

Sporcular ve gençler arasında sık sık duyduğumuz ve ciddi diz problemlerinden biri olan Menisküs yaralanmaları, günümüzde gelişen teknoloji ve tedavi yöntemleri ile kolayca tedavi edilebilmektedir. Menisküs dediğimiz yapılar, diz içerisinde şoku absorbe etme görevi olan, yarım ay şekline benzeyen elastik yapılardır. Sağ ve sol dizde olmak üzere toplam 4 adedi bulunan menisküslerin hasar almasına birçok etken sebep olabilir. Zamanla överse, darbe, düşme, ters hareket sebebiyle hasar alabilen Menisküsler hakkında detaylı bilgi için yazımıza göz atabilirsiniz.

Menisküs Yırtığı Nedir?

Menisküsler, dizlerimizin içinde bulunan, iki kemik arasında şok absorbsiyonu görevinde bulunan, genelde yarım ay şekline benzeyen ve her insanda 4 adet bulunan lastiksi yapılardır. Bu yapılar çeşitli sebepler nedeniyle hasar alabilir veya yırtılabilir. Yırtığın yeri ve büyüklüğüne bağlı olarak ciddiyeti değişmekle birlikte, bazı hasarlanmalar oldukça küçük olup bir müdahale gerektirmeden iyileşebilir.

Menisküs Yırtığı Neden olur?

En sık görülen diz yaralanmalarından biri olan menisküs yırtıkları birçok sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilir. Genelde ters  hareket, aşırı kullanma, darbe gibi sebeplerle ortaya çıkan bu yırtıklar tedavi edilmediği takdirde ciddi sorunlara yol açabilir.

Menisküs Yırtıkları ve Risk Faktörleri:

Menisküs yırtıklarının risk faktörleri arasında birçok madde yer almaktadır. Yaş, obezite gibi risk faktörleri bulunun bu yırtıklar için çeşitli risk faktörlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Ters hareket: Aktivite sırasında ani ve ters hareket yapılması, özellikle rotasyonel hareketler menisküs yırtıklarına sebep olabilmektedir.
  • Yaş: Yaş ilerledikçe menisküs hasarlarının görülme riski artar.
  • Spor: Basketbol, futbol gibi ayak sporları ve çoğu temas gerektiren spor menisküsler için risk faktörüdür.
  • Aşırı kullanım: Overuse da denilen, dizlerin fazla kullanımına bağlı nedenlerle oluşan hasarlar
  • Travma: Darbe, düşme, çarpma gibi dize direkt gelen travmalar menisküs yırtığı riskini arttırır.
  • Merdiven çıkma: Eğilip kalkma veya dizin bükülü konumunda yapılan sık aktiviteler menisküse zarar verebilir
  • Kireçlenme: Dizdeki kireçlenmeler kıkırdağa ve menisküse zarar vererek yırtık riskini arttırır.
  • Ağır yük kaldırma: Ağır yük kaldırmak diz eklemine bindireceği yük sebebiyle menisküs yırtığına sebep olabilir 
  • Obezite: Fazla kilolar menisküs üzerindeki yükü arttıracağından menisküs yırtığı riskini arttırır

Menisküs Yırtığı Belirtileri Nelerdir?

Genelde ağrı ve takılmalar ile kendini hissettiren menisküs yırtıklarında yırtığın yerine ve büyüklüğüne bağlı olarak farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Bu belirtileri şöyle sıralayabiliriz:

  • Ağrı: Menisküs yırtığının konumuna bağlı olarak dizin önü, arkası, yanlarında şiddetli ağrıya sebep olabilmektedir.
  • Ödem: Menisküs yırtığı sonrasında içerideki kanama sebebiyle dizde şişme görülebilir
  • Kısıtlılık: Yırtığın derecesine ve ödeme bağlı olarak dizin hareketlerinde kısıtlılık oluşabilir
  • Dizde boşalma hissi: İleri derece yırtıklarda diz stabiletesi sağlanamaz ve dizde boşalma hissi oluşabilir.
  • Baker kisti: Bazı menisküs yırtıklarından sonra baker kisti denilen, ödeme bağlı diz arkasında kistler oluşabilir
  • Takılma hissi: Yırtık sebebi ile dizin hareketleri esnasında takılmalar yaşanabilir.
  • Eklem sesleri: Krepitasyon da denilen dizin hareketleri sonucunda çıtırtı seslerinin gelmesi

Menisküs Yırtıklarında Teşhis ve Tanı:

Genelde menisküs yırtıklarında en sık kullanılan tanı yöntemi MRI görüntülemedir. Ancak çoğu hastada hasta öyküsü dinlenerek ve fiziki muayene yapılarak da tanı koymak mümkündür. Menisküs yırtıkları için ortopedide Menisküs Testleri de bulunmaktadır.

Menisküs Yırtıkları ve Evreleme

Dejeneratif, oblik, radial gibi türleri bulunan Menisküs yırtıklarının dört evresi vardır. Bu evreleri şöyle sıralayabiliriz:

Birinci evre: Menisküs yırtıklarında ilk evredir. Tam bir yırtık bulunmamakla birlikte minimal hasar vardır.

İkinci evre: Menisküs bütünlüğü hala korunsa da artık bir yırtıktan bahsedilebilir

Üçüncü evre: Cerrahi düşünülebilen yırtıklardandır. Yırtık belirgindir.

Dördüncü evre: yırtığın son evresidir. Tam bir yırtık bulunmakta ve menisküsün bütünlüğü korunmamaktadır.

Menisküs Yırtığında Tedavi

Menisküs Yırtığı Sonrası Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Süreci

Menisküs yırtıklarından sonra yırtığın derecesi ve konumuna bağlı olarak cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahisiz yırtıklarda ise menisküsün iyileşmesi ve semptomların azaltılması için hasta Fizik Tedaviye ihtiyaç duyar.

Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak menisküs yırtıkları sonrasında birçok tedavi yöntemini birleştiriyor ve bütüncül bir tedavi sağlıyoruz. Bu tedavi yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz: 

  • Egzersiz Tedavisi: Menisküs yırtıkları sonrasında özellikle üst bacak kaslarında azalma ve güç kaybı yaşanır. Bu kas ve güç kaybı, hastanın tekrar yürümesini engelleyecektir. Bu nedenle bacağın eski gücüne kavuşması için kas gücünü tekrar arttırmak gereklidir.
  • Fizik Tedavi Cihazları: Son teknoloji Fizik Tedavi cihazları ile menisküsün ve dizin eski haline kavuşması için tedavi uygulamaktayız
  • Esneklik çalışmaları: Kısalan kaslarda germe ve esneklik egzersizleri uygulamaktayız
  • Isı tedavileri: Isı cihazları ve buz tedavileri ile ödem ve ağrıyı azaltmayı hedefliyoruz 
  • Elektroterapi: Tens ve NMES gibi sık kullanılan elektroterapik akımlarla ağrı ve kas gücünü iyileştirmeyi hedefliyoruz 
  • Denge Çalışmaları: Menisküs yırtıkları sonrasında denge ve koordinasyon kaybı yaşanır. Bu nedenle dizde denge çalışmalarına önem verilmesi gerekir.
  • Propriyosepsiyon Uygulamaları: Uzaydaki konumumuzu anlamaya çalışan yeteneğimiz olarak da bilinen propriyosepsiyon yaralanma sonrası bozulur. Bu nedenle tedavi programına propriyosepiyon egzersizleri de eklenmelidir.
  • Sanal Gerçeklik: Sanal gerçeklik kullanılarak tedavi seansları daha eğlenceli bir hale getirilebilir 
  • Ergoterapi: yaralanma sonrasın bacağın motor becerileri de etkileneceğinden, ergoterapi çalışmaları ile bacağın fonksiyonu tekrar kazandırılmaya çalışılır.

Menisküs Yırtığında Cerrahi Tedaviler

Menisküs yırtıklarının hepsi cerrahi tedaviye ihtiyaç duymaz. Ancak 3. Ve 4. Seviye yırtıklarda menisküs bütünlüğünün bozulması ve semptomların fazla olması nedeniyle hastaya cerrahi önerilir. Günümüzde teknolojik gelişmelerin ve tıbbın ilerlemesi sonucuyla bu cerrahiler artroskopik olarak kameralarla da yapılabilmektedir.

Her menisküs yırtığı ameliyatından sonra hasta düzenli bir fizik tedaviye ihtiyaç duyar. Hastanın ağrı, ödem ve kısıtlılığının azaltılması için bir an önce tedaviye başlanmalı ve düzenli takip edilmesi gereklidir. 

Her hastanın fizik tedavi süreci farklıdır ve bireysel devamlılık gereklidir. Aynı zamanda propriyosepsiyon, denge ve fonksiyonel bozuklukların da giderilebilmesi için bütüncül tedavi uygulanmalıdır.

Menisküs Yırtığı Nasıl Önlenebilir?

Menisküs yırtıklarında ana sebepler genelde ani hareket, ters hareket, düzgün ısınmama ve gereğinden fazla yük kaldırmaktır. Bu tür sebepler göz önünde bulundurulduğunda kişinin bu risklerden uzak durması onu yırtıklara karşı koruyacaktır.

Merkezimizin Farkı

Menisküs yırtıkları her yaşta ve cinsiyette görülebilir ve sporcularda bu risk çok daha fazladır. Her yırtık ve her hastanın tedavi süreci birbirinden farklıdır ve bu nedenle her hastanın özel olarak değerlendirilmesi, değerlendirme sonrasında da bireysel bir tedavi programı çizilmesi gerekir.

Yürümenin etkilendiği bu yaralanmaların hastanın mentali için de zor olduğunu biliyor bu nedenle her türlü sosyolojik ve psikolojik desteği de sağlıyoruz.

Bize ulaşın!

Menisküs yırtıklarında tedavi için geç kalmayın. Menisküs yırtıkları ve tedavilerimiz hakkında bilgi almak için web sitemiz ya da telefon numaramız aracılığı ile bize ulaşabilir, randevu alabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz!

SIKÇA SORULAN SORULAR

-Menisküs Yırtığında Ne Zaman Cerrahi Gerekir ?

Menisküs yırtıklarının hepsinde cerrahi gerekmez. Özellikle 1 ve 2. Derece yırtıklar cerrahi istemezken, 3 ve 4. Yırtıklarda cerrahi önerilmektedir.

-Menisküs Yırtığı Kendiliğinden Geçer mi?

Çok ciddi olmayan, özellikle ilk seviye yırtıkların kendiliğinden iyileşebildiği görülmüştür.

-Menisküs Yırtığı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Menisküs yırtıklarında her zaman cerrahi gerekmemekle birlikte, Fizik Tedavi ve rehabilitasyon ile tedavi sağlanabilir. Hastanın bu süreçte düzenli rehabilitasyon alması önemlidir.

-Menisküs Yırtığı Ne Kadar Sürede İyileşir ?

Her hasta ve yırtığın derecesi farklı olduğundan bu konuda hakkında net bir bilgi verilmemekte ve kişiden kişiye göre değişmektedir.

-Menisküs Yırtığı sonrası hastalar yürüyebilir mi?

Menisküs yırtıkları ağrı, kısıtlılık ve denge sorunları sebebiyle yürüme bozukluğu yapabilmektedir. Ancak tedavi sonrasında hasta eskisi gibi yürüyebilmektedir.

-Menisküs Yırtığı ağrısı nerede olur ?

Yırtığın yerine bağlı olmakla birlikte diz önü, yanı veya arkasında hissedilebilir.

-Menisküs Yırtığında Ödem Olur mu ?

Evet. Menisküs yırtığı belirtilerinden biri de dizdeki kanamaya bağlı olarak ödem ve şişlik görülmesidir.

-Ameliyatsız menisküs yırtığı nasıl geçer?

Menisküs yırtıklarında özellikle 1 ve 2. derece yırtıklarda ameliyat gerekmez. Bu yırtıklarda Fizik tedavi uygulamaları ve egzersizler yırtığın iyileşmesinde cerrahisiz olarak görev almaktadır.

-Menisküs Yırtığı Egzersiz ile İyileşir mi?

Evet, çok ileri seviye olmayan Menisküs yırtıklarında en etkili tedavi yöntemlerinden biri egzersizdir. Özellikle üst bacak kaslarının güçlendirilmesi önemlidir.

-Menisküs yırtığı için evde ne yapılır?

Menisküs tedavisinde evde buz koymak ve fizyoterapistin verdiği egzersizleri düzenli olarak yapmak iyileşmeyi hızlandıracaktır.

-Menisküs Yırtığı İçin Dizlik Kullanılır mı?

Evet, diz kapağını saran dizlikler menisküs yırtıklarında koruma ve ağrıyı azaltıcı görev görür.

-Menisküs Yırtığı Olanlar Nelere Dikkat Etmeli?

Menisküs yırtığı sonrasında çömelerek yapılan aktiviteler, basamak çıkma, bağdaş kurma gibi dizin bükülü olduğu hareketlerden uzak durulmalıdır.

Brakial Pleksus Yaralanmalarında Tedavi

image Brakial Pleksus Yaralanmalarında Tedavi

Brakial Pleksus Yaralanmaları genelde çocuklarda görülse de yetişkin yaşta da görülebilen, sinir ağının hasarı sonucu ortaya çıkan bir nörolojik tablodur. Boyundan omuza doğru uzanan sinirlerdeki hasarla ortaya çıkan, omuz,kol ve dirseğin fonksiyonunu kısıtlayabilen bu nörolojik tablo hakkında detaylı bilgi için yazımızın devamını okuyabilirsiniz.

Brakial Pleksus’un Anatomisi

Brakial Pleksus sinir ağı, boyun bölgesinden başlayarak koltuk altına dolanan geniş bir sinir topluluğudur. Omurilikten çıkan sinir köklerinin C5-T1 arasında dallanmasıyla oluşan bu ağda üst, orta ve alt olmak üzere 3 ana dal bulunmaktadır. Üst dalları C5-C6, orta dalı C7, alt dalı ise C8-T1 kökleri oluşturmaktadır.

Brakial Pleksus Yaralanması

Pediatrinin yaygın olarak ilgilendiği rahatsızlıklardan biri olan Brakial Pleksus Yaralanmaları, Brakial Pleksus Sinir ağının yaralanması ile ortaya çıkan nörolojik tabloya verilen addır. Boyundan omuza doğru köklere ayrılan Brakial Pleksus kolun, dirseğin ve elin temel hareketlerinden sorumlu kasları uyardığından kolun hareketleri olumsuz etkilenir.

Brakial Pleksus ve Türleri

Brakial Plekssus yaralanmalarında, hangi sinir dalının hasar aldığına ve hasarın derecesine göre farklı tip tutulumlar görülmektedir. Erb-Duchenne, Klumpke ve Mix tutulum görülen Brakial Pleksus yaralanmalarını şöyle açıklayabiliriz:

  • Erb-Duchenne Felci: Erb-Duchenne tutulumu ya da felci, Brakial Pleksus üst dalının hasarı ile ortaya çıkan, en sık görülen ve çocuğun elinin bahşiş isteme pozisyonunda kaldığı türdür.
  • Klumpke Felci: Brakial Pleksus alt dalının tutulumu ile ortaya çıkan Klumpke Felci, içlerinde en nadir görülen Brakial Pleksus yaralanması türüdür. Kolun pek etkilenmediği ancak elin ciddi anlamda etkilendiği bu türde, pençe el deformitesi görülmektedir.
  • Erb-Klumpke Felci: Tam tutulum da denilen hem alt hem üst dalların tutulumu ile gerçekleşen, kolun tamamında tutulumun gerçekleşeceği tutulumdur.

Brakial Pleksus Yaralanmasının Nedenleri

Genelde doğum esnasında ya da doğumdan hemen sonra oluşan Brakial Pleksus yaralanmaları için birçok sebep ve risk faktörü bulunmaktadır. Bu nedenleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Anneden kaynaklı sebepler: Anneden kaynaklı anatomik sorunlar bebeğin doğumu esnasına kolunun hasar almasına sebep olabilir. Ikınamama, darlık, doğumun uzaması ya da tamamlanamaması…
  • Doğumsal problemler: Doğum esnasında bebeğin fazla kilolu olması, doğumun uzaması, forseps ya da vakum kullanımı gibi sebepler doğum esnasındaki sebeplerdir ve en sık görülen nedenlerdir.
  • Sinirsel sorunlar: Travma, kesi, kaza gibi nedenlerle kişinin sinirlerinde oluşan kopukluk nedeniyle de Brakial Pleksus yaralanması oluşabilir.

Brakial Pleksus Yaralanmaları ve Belirtileri

Brakial Pleksus yaralanmalarında genel belirti çoğunlukla kolda ağrı ve hareketlerde kısıtlılıktır. Diğer belirtiler ise şöyledir:

  • Ağrı: Omuz ve kola yayılan ağrı
  • Uyuşma: Sinirsel bozukluk nedeniyle kolun tutulan bölgesine bağlı olarak uyuşma, karıncalanma ve his kaybı:
  • Güç kaybı: Kol kaslarında sinirsel iletime bağlı güç kayıpları görülmesi
  • Felç: Kolda tutulan sinir dalına bağlı olarak felç görülebilir 
  • Harekette kısıtlılık: Tutulan bölgeye bağlı olarak kolun ve elin hareketlerinde kısıtlılık görülebilir

Brakial Pleksus Yaralanmalarında Tanı 

Brakial Pleksus yaralanmalarında tanı koymak için önce hastanın ve ailenin tıbbi hikayesi dinlenir. Çocuk hekim tarafından detaylı bir şekilde muayene edilir. Genelde hikaye ve fiziki muayene yeterli olmaktadır. Ancak MRI görüntüleme, EMG çekimi gibi ek tekniklerle kesin tanı da koyulabilmektedir.

Brakial Pleksus Yaralanması ve Tedavi

Brakial Pleksus yaralanmaları genelde doğumla birlikte ortaya çıkan ancak sinirlerdeki hasara bağlı olarak ileri yaşlarda da görülebilen, boyundan omuza uzanan büyük sinir ağının hasar görmesi ile ortaya çıkan, kolun fonksiyonunu ciddi açıda olumsuz etkileyen nörolojik durumdur. Genelde doğumla birlikte ortaya çıkan Brakial Pleksus yaralanmaları, ilk aylarda hızlı tedaviye başlandığı takdirde iyileşmektedir.

Ücretsiz tedavinin adresi Fizik Tedavi İstanbul Merkezi’mizde sunduğumuz tedavi yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Egzersiz Tedavisi: Brakial Pleksus yaralanmaları yaralanmanın yerine ve derecesine bağlı olarak omuz ve kolun belirli kaslarında güçsüzlüğe sebep olabilmektedir. Kas gücünün kazanılması için kuvvet egzersizleri tedavi programına eklenmelidir 
  • Esneme ve Germe: Brakial Pleksus yaralanması sonucu kısalan kaslarda germe egzersizleri uygulanmalıdır
  • Fizik Tedavi Ajanları: Ultrason, soğuk-sıcak cihazları gibi fizik tedavi ajanları semptomların hafifletilmesi için uygulanabilmektedir 
  • Elektroterapi: Ağrı ve kas gücü için TENS, NMES gibi elektroterapi akımları kullanılabilmektedir 
  • Ergoterapi: Brakial Pleksus yaralanmları elin ince motor becerilerini olumsuz etkilediğinden Ergoterapi uygulamaları ile motor beceri çalışılmalıdır
  • Fonksiyonel egzersizler: Kol ve ele fonksiyonunu tekrar hatırlatmak için fonksiyonel egzersizler uygulanmalıdır 

Brakial Pleksus Yaralanmaları Önlenebilir mi? 

Brakial Pleksus yaralanmaları genelde doğumla birlikte gelen yaralanmalardır. Gereksiz kilo alımından kaçınmak, bebeğin düzenli takibi, doğum sırasında forseps veya vakum kullanmamak Brakial Pleksus yaralanmalarını önleyebilmektedir. Ayrıca bebeğin en yakın zamanda değerlendirilerek tedaviye alınması, yaralanmanın bırakacağı hasarı en aza indirecektir.

Brakial Pleksus Yaralanmaları ve Merkezimiz

Brakial Pleksus yaralanmaları her kişide farklı şekilde görülen, genelde bebeklerde doğum sonrası oluşsa da yetişkinlerde de görülebilen nörolojik bir sorundur. Kolun tüm hareketini etkileyebilecek bu nörolojik tablo, dikkatli ve acil olarak tedavi edilmelidir.

Fizik Tedavi İstanbul Merkezimizde, her Brakial Pleksus hastamızı özel olarak değerlendiriyor ve bireysel tedavi programları çiziyoruz. Brakial pleksus yaralanmalarında bireysel ve bütüncül tedaviyi savunuyoruz. 

Bize ulaşın!

Brakial Pleksus boyundan omuza doğru uzanan sinir ağına verilen addır ve bu yaralanmalar erken tedavi edildiği takdirde hasar bırakmadan iyileşebilir. Bu nedenle geç olmadan Fizik Tedavi İstanbul Merkezimize ulaşabilir ve Brakial Pleksus yaralanmaları hakkında bilgi alabilirsiniz. Size ve sevdiklerinize sağlıklı günler dileriz!

SIKÇA SORULAN SORULAR

-Brakial Pleksus yaralanmaları önlenir mi ?

Brakial Pleksus yaralanmaları genelde doğumda oluşan yaralanmalardır. Forseps ve vakum kullanımının engellenmesi, riskli doğumlarda sezaryen tercih edilmesi Brakial Pleksusun zarar görmesini engelleyebilir.

-Brakial Pleksus yaralanmaları iyileşebilir mi?

Brakial Pleksus yaralanmalarında tanıdan sonra hemen tedaviye alınarak ilk birkaç ay içinde oldukça iyi bir ilerleme sağlanabilir.

-Brakial Pleksus yaralanmaları için fizik tedavi gerekir mi ?

Brakial Pleksus yaralanmalarından sonra hastanın detaylı bir fizik tedavi görmesi gerekmektedir. Hastanın kas gücünün tekrar sağlanması, ağrısı için çeşitli yöntemlerin kullanılması gerekir. Bebeğin mümkün olan en kısa sürede tedaviye alınması ile iyi bir iyileşme süreci yaşanabilir.

-Brakial Pleksus yaralanmaları tedavisi nasıl yapılır?

Brakial Pleksus yaralanmalarında, kas gücü kaybına, kısalan kaslara, ağrıya, uyuşukluğa yönelik tedaviler sağlanır ve semptomları azaltmak hedeflenir.

-Brakial Pleksus yaralanmaları ne kadar sürede iyileşir ?

Her hastanın tedavi süreci farklıdır. Brakial Pleksus yaralanmalarında hasarın yeri ve derecesine bağlı olarak iyileşme süresi farklılık gösterir. Bu nedenle kesin bir şey söylenmesi mümkün değildir.

-Brakial Pleksus yaralanmaları sonrası kol kullanılabilir mi?

Brakial Pleksus yaralanmasında kolun hangi bölgesinin hasar aldığı ve hangi dalların etkilendiği önemlidir. Bu nedenle kolun tamamının etkilenmediği yaralanmalar görülebilir.

-Brakial Pleksus yaralanmasının ağrısı nerede hissedilir ?

Brakial pleksus ağrıları genelde omuz, kol, dirsek ve el bölgelerinde hissedilebilir.

-Brakial Pleksus yaralanmalarında uyuşma olur mu ?

Brakial Pleksus yaralanmaları, sinir ağının hasarı sonucu oluşan tablodur. Bu nedenle bu tablo sonucunda ağrı ve uyuşma görülebilir.

-Brakial Pleksus yaralanması sonradan olur mu ?

Evet, Brakial Pleksus yaralanmaları doğumla olabildiği gibi, yetişkinlikte kola alınan bir travma sonucunda da oluşabilir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu

stressed senior man with shoulder pain blue backdrop 23 2148032366 Rotator Cuff (Manşet) Sendromu

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Nedir?

Rotator Cuff ya da halk arasında bilinen adıyla Rotator Manşet Sendromu, omuzdaki Rotator Manşet denilen yapının yaralanması ya da yırtılması ile oluşan tabloya denilir. Peki nedir bu Rotator Manşet ?

Rotator Manşet, yani Omuz Manşeti omzu çevreleyen ve omzun stabilizasyonunda görevli kas grubudur. Hasarında omuzun hareketlerini oldukça kısıtlayan Rotator Manşet kasları dört adettir. Bı kaslar ise; Supraspinatus, Infraspinatus, Teres Minör ve Subcapularis kaslarıdır.

Rotator Manşet Sendromu ise bu dört kasın bir araya gelerek oluşturduğu manşette hasar, yaralanma, yırtık gibi sorunların oluşumu ile ortaya çıkan ortopedik tablodur. Bu manşet grubunun hasarında omzun hareketlerinde ciddi kısıtlılıklar ve omuz ekleminde stabilizasyon kayıpları ortaya çıkar. 

Fizik Tedavi istanbul Merkezi olarak sizlere Rotator Cuff Sendromu’nu tanıtacağız:

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunun Nedeni Nedir ?

Genelde Rotator Manşet hasarı, birçok nedene bağlı olarak gelişebilir. Tekrarlı ve sık omzun kullanıldığı aktivitelerde bulunma, düşme, ters hareket, ani omuz dönmeleri gibi sebepler en sık rastlanılan nedenlerdir. 

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Risk Faktörleri Nelerdir?

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu her yaş ve cinsiyette görülebilen ancak kadınlarda aktivitelerin sıklığına bağlı olarak daha sık görülebilen bir ortopedik tablodur. Anatomik olarak yatkınlık olabileceği gibi, kişinin kolunu sık kullanması, tekrarlayan travmalar, düşme, çıkık gibi riskler de bu hasarı tetikleyebilmektedir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

En temel belirtisi ağrı ve omuzda kısıtlılık olan Rotator Cuff (Manşet) Sendromunun belirtilerini şöyle sıralayabiliriz:

  • Ağrı: Omuz eklemi etrafında şiddetli ağrı oluşur.
  • Omuz ekleminde kısıtlılık: Omzun hareketlerinde ağrı ve stabilizasyon eksikliğine bağlı kısıtlılıklar oluşabilir.
  • Hareketlerde zorlanma veya tamamen yapamama görülebilir.
  • Omuz ve kol kaslarında güçsüzlük: Omuz kaslarında hasara bağlı olarak güçsüzlük ya da tamamen güç kaybı görülebilir.
  • Ağrı sebebiyle uyku sorunları, depresyon gibi psikolojik problemler görülebilir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Tanısı Nasıl Koyulur?

Aslında Rotator Cuff (Manşet) tanısı oldukça kolay bir şekilde fiziki muayene ve hasta öyküsü ile koyulabilir. Ancak kesin tanı için ultrason, MRI, BT gibi görüntüleme teknikleri kullanılabilmektedir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Tedavinin Önemi

Rotator Cuff (Manşet) hasar sonrası cerrahi seçeneğe başvurulabilir ancak cerrahi genelde ilk tercih değildir. Yırtığa ve ağrıya bağlı olarak fizik tedavi ve dinlenme ilk seçenek daha sonrasında fayda görülmezse cerrahi gerekebilir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Ne Zaman Cerrahi Gerekir ?

Rotator Cuff (Manşet) yırtıkları, omuz ekleminin hareketlerini ciddi ölçüde kısıtlayan ve günlük yaşamı ciddi anlamda zorlaştıran rahatsızlıklardan biridir. Omuz eklemimizi saran kas ve tendon grubunun, Rotator Manşetin, hasarlanması ile ortaya çıkar ve birçok sebebe bağlı olabilir.

Her hastanın durumu özeldir ve merkezimiz her hastamıza özgü bir tedavi programı oluşturabilmek için detaylı tetkik ve değerlendirmeler yapar. Gerekli değerlendirme ve görüntülemelerden sonra yırtığın derecesi, büyüklüğü, tipi ve şikayetler belirlenir. Genelde küçük yırtıklarda cerrahiye ihtiyaç duyulmadan konservatif tedavilerle iyileşme sağlanabilir.Daha büyük ve karmaşık yırtıklar ise cerrahi müdahale gerektirebilir.

Cerrahiye giden süreci ağrının şiddeti, kaybedilen fonksiyonlar, kişinin cerrahisiz tedaviye verdiği yanıtlar etkileyebilir.

Omuz ağrısı ve hareket kısıtlılıkları çağımızda birçok kişinin yaşadığı ve günlük hayatı zorlaştıran sorunlardandır. Spor yaralanmaları, travmalar yanında tekrarlı kullanımın da doğurduğu bu sorunlarda çözüm yolu ameliyat olabilir.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Cerrahi

Rotator manşet ameliyatı öncesinde her hasta detaylı değerlendirilir ve kontrolden geçirilir. Hasta cerrah uygun görürse değerlendirme sonrasında ameliyata alınır ve hasta ile ailesi detaylıca bilgilendirilir. 

Fizik Tedavi İstanbul Merkezi’mizin uzman ve deneyimli hekimleri, fizyoterapistleri ve sağlık çalılanları ameliyat öncesi ve sonrası dönemde sizin için burada!

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Cerrahi Sonrası Rehabilitasyon 

Rotator Cuff (Manşet) ameliyatı sonrasında kaybedilen hareket açısı, omuz stabilizasyon, kas gücünün geri kazanılması için Fizik Tedavi İstanbul Merkezi’mizde göreceğiniz fizik tedavi büyük önem taşır.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Cerrahi Sonrası İlk Adımlar

Rotator Cuff (Manşet) ameliyatı sonrasında hastanın hemen iyileşme sürecine alınması gerekir. İlk başta koruma ve ağrıya yönelik izlenen program, kan dolaşımını arttırıcı, hareket açıklığını arttırıcı, güçlendirici ve esnekliği arttırıcı egzersiz programları ile devam eder.

Omzunuzun eski hareket açıklığına ve fonksiyonuna dönmesi uzun sürebilir ve bu süreçte fizik tedavi vazgeçilemez bir zorunluluktur.

Rotator Cuff (Manşet) Cerrahisi Sonrası İyileşme ve Rehabilitasyon

Ameliyat kararı verildikten sonra Rotator Cuff (Manşet) kaslarının ve tendonlarının eski gücü ve fonksiyonuna kavuşabilmesi için fizik tedavi büyük önem taşır. Fizik Tedavi İstanbul Merkezimizdeki uzman fizyoterapistlerimiz, her hastanın özel ve bireysel iyileşme süreci olduğunu bilir ve her hastamız için bireyselleştirilmiş tedavi programları oluşturur.

Tedavinin ilk sürecinde ağrı ve kısıtlılık odaklı ilerleyen rehabilitasyon süreci, ileriki dönemlerde fonksiyonel egzersizler ve dirençli egzersizlerle desteklenir ve kaslar güçlendirilir. Hastalarımızın eski günlük yaşamlarına dönmeleri ve ağrısız bir süreç yaşayabilmeleri için detaylı ve yenilikçi tedavi yöntemlerimizle Fizik Tedavi İstanbul Merkezi olarak hizmetinizdeyiz.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromunda Rehabilitasyon Süreci

Hastaların ameliyat sonrasında başlayan fizik tedavi ve rehabilitasyon sürecinin önemini biliyoruz ve zaman kaybetmeden rehabilitasyon sürecimize başlıyoruz. Eklem hareket kısıtlılığının giderilmesi, ağrılarınızın azaltılması için çeşitli egzersizler, kuvvetlendirme çalışmaları, elektroterapi ve Kol Robotu gibi teknolojik aletleri aktif bir şekilde kullanıyor ve hastalarımızı takip ediyoruz.

Ameliyat sonrası erken dönemde eklemin zorlanmaması gerektiğini biliyor, hastamızın eklemini güvenli bir şekilde eski haline döndürmek için çabalıyoruz.

Unutmayın ki Rotator Cuff (Manşet) ameliyatı sonrasında omzunuzu zorlamamalı ve günlük aktivitelere zamanla ve kademeli olarak dönmelisiniz.

Rotator Cuff (Manşet) Ameliyatı Sonrası Kontrol ve Takip

Ameliyat sonrasında hastalarımızın düzenli olarak kontrollerini yapıyor ve hastalarımızı takip ediyoruz. Her hastanın iyileşme sürecinin farklı olduğunu ve bireysel çalışmamız gerektiğini biliyor, her hastamızla özel olarak ilgileniyoruz.

Merkezimizin Rotator Cuff (Manşet) Tedavisinde Farkı

Kişisel egzersiz programları,kapsamlı fizik tedavi süreci, bireysel ve özel değerlendirmeler, kas güçlendirme ve esneklik çalışmaları gibi birçok hizmetimizle çoğu merkezden daha gelişmiş bir tedavi hizmeti vermekteyiz.Alternatif Tedavi Yöntemleri  ile hastalarımızın bu zorlu süreçte konforlu bir tedavi görebilmesi için çabalıyoruz.

Fizik Tedavi İstanbul Merkezimizde geçirdiğiniz süreçte deneyim ve fikirlerinizi önemsiyor, size en iyi hizmeti sağlamak için çalışıyoruz. Hastalarımızın her birinin deneyimlerinin önemini biliyor ve her gün kendimizi geliştirmek için çabalıyoruz.

Rotator Cuff (Manşet) Sendromu ve tedavisi hakkında bilgi almak için web sitemiz ya da telefon numaramızla bize ulaşabilir ve detaylı bilgi alabilirsiniz.

Merkezimiz sizi ve sevdiklerinizi önemsiyor, bu zor sürecin ne kadar zorlu olabileceğini biliyoruz. Bu yüzden güven veren tedavi yöntemleri ile hizmetinizdeyiz!

SIKÇA SORULAN SORULAR

-Rotator manşet nedir?

Rotator manşet, omzun hareketlerini sağlayan ve omuz eklemini stabil tutan dört farklı kasın (supraspinatus, infraspinatus, teres minor ve subscapularis) birleşerek oluşturduğu bir grup kas ve tendon yapısıdır.

Rotator manşet neden önemlidir?

Rotator manşeti korumak omuz eklemi için hayati öneme sahiptir çünkü bu yapılar omuzun stabilitesini sağlar.

-Omurgadan kaynaklanan problemler Rotator Manşete zarar verir mi? 

Evet, bazı anatomik sorunlar ve ters hareketler sebebiyle zarar görebilir.

-Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Nasıl Önlenebilir?

Yırtıkları ve yaralanmaları önlemek için dikkatli hareketler yapmak, ağrılı durumlarda kolunuzu zorlamamak, kaslarınızı güçlendirmek ve egzersizli aktif bir yaşam sürdürmek yardımcınızı olacaktır.

-Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Her Zaman Ameliyat Gerektirir mi ?

Hayır. Yırtığın derecesine ve tipine bağlı olarak konservatif tedavi yöntemleri ile de cerrahisiz tedavi sağlanabilir.

-Rotator Cuff (Manşet) Sendromu Ne Kadar Sürede İyileşir ?

Bu konuda her hastanın tedavi sürecinin farklı olduğunu ve bu nedenle tedavi süresinin hastaya bağlı olarak değiştiğini söylememiz gerekir.

Şimdi Ara!